1968 baharı, İskenderun’ da, bir Kurban Bayramı gecesi dördüncü kız çocuğunu dünyaya getirmişti anneannem. Doğan bebek yine erkek değildi ve bu bir evde neyi değiştirirdi? Nergis kokan o eve yas kokusu sinmişti çünkü duvarların arkasındaki bakışlar ve kelimeler de değişmişti artık.
Bayram sabahı bayramlaşmaya gelen akrabalar gelinin nerede olduğunu sorarken, yine ‘it’ gibi yatıyor demişti kayınvalidesi. Sanki hak etmeyen biriymiş gibi. Bu söz sadece anneannemin değil, kadın olmanın tarih boyunca çektiği sessiz zulümlerin manifestosu gibiydi. Dayılardan biri dedeme kızmış, tepki göstermiş, neden karını ezdiriyorsun diye çıkışmış. Dedem de gözlerini kaçırarak ‘La billah tizzib’ Allah şahidim eziyet etmiyorum… Peki anneannemin gözü neden yaşlıydı? İki göz odada dedemin kazancı henüz o kadar iyi değilken, üç küçük kız çocuğunun üstüne bir kız çocuğu daha doğmuş, kayınvalide bütün eşyalarıyla birlikte o eve yerleşme kararı almıştı. Evdeki sessiz çığlığın sebebi dördüncü kızın gölgesinde kaybolan umutlar mıydı? Yoksa kadınların bir evin içinde dahi görünmez bir urgana bağlı yaşaması mıydı?
Oysa ki on dört yaşında bir çocukmuş anneannem evlendiğinde, ilk çocuğunu on altı yaşında almış kucağına , o vakte kadar da asker yolu beklemiş, kayınvalide eziyeti ile beraber. Dedem babasını hiç görmemiş, babasının askerden künyesi gelmiş, yetim büyümüş Arap köylerinde bir başına. Bu yüzdendir kendi ana dili olmamasına rağmen akıcı Arapça konuşması. Annesi de başka bir adamla evlenmiş, o evlilikten başka çocukları olmuş. Sonra ikinci eşte ölmüş. Hayat kayınvalideye de hiç iyi davranmamış. Neden insanlar kendi mutsuzluklarının bataklığına çevresindekileri de çekmek isterler. Ben mutsuzdum siz de mutlu olmayın tepkisi, karakteristik bir nefret mi yoksa hayata karşı bir öfke mi? Yoksa kadının düşmanı hep kadın mıdır?
Evde ki matem havasını dağıtmak adına dedemin dayısı başlamış söze ‘adı diğer kızlarla uyumlu olsun o vakit, Nermin olsun.’ Nedime, Nevin, Nesrin ve annem Nermin… İnce ve nazik demek. Annemden sonra iki kız çocuğunun daha doğacağından habersiz sessizce kesmişler o sene kurbanlarını.
© 2025 Müge Ölçen – mugeyaziyor.com. Tüm hakları saklıdır.
Yorum bırakın